 |
Son günlerde bir çok kesim tarafından tepki ile karşılanan”Kıyı Yasası değişiklik taslağı” kabul edilirse, ülkemiz için nesiller boyu telafisi mümkün olmayan ağır zararlara yol açacaktır.Turizm,deniz ulaşımı,kruvazier turizmi ve denizcilikle ilgili ülke çıkarlarımıza faydalı birçok konuda yıllardır hiçbir çaba gösterilmez ve tek bir adım dahi atılmazken böylesine bir yasa taslağını ortaya atmak oldukça ilginç ve düşündürücü. Ülkemizin sahip olduğu en değerli hazinelerinden olan kıyılarımızın kullanımında yaşanan onca usulsüzlük ve kanunsuzluk ortadayken, üstüne üstlük böylesine bir yasa taslağının yaratacağı geri dönülmez hatalar,sadece bugünü değil gelecek nesilleri de onarımı mümkün olmayan bir çevre felaketiyle karşı karşıya bırakacaktır. Karadeniz sahillerinde yıllardır devam eden sahil yolu,denizin doldurulması gibi oldu bittilerin zararlı sonuçları,bugün denizle özdeşleşmiş Karadeniz insanını bile denize ulaşamaz-dokunamaz bir konuma getirdiğini ibretle gözlerken,benzer düşünceleri başka yerlerde de denemeye çalışmak izahı zor bir tavırdır.Karadeniz’de yapılan deniz dolumu,sahil yolu ve denize dökülen atıkların yol açtığı doğa, deniz ve ekolojik katliam, sadece bugünün değil gelecek nesillerin de yaşam hakkını olumsuz mecralara taşımıştır.Yitirilen çevrenin tekrar eski haline gelmesi ise en iyi ihtimalle ancak birkaç yüzyılda mümkün olabilecektir. Kıyı,koy ve denizlerimiz ekolojik ve doğal hayatın devamlılığı içinde oldukça öneme sahiptir.Nesli tükenmekte yada azalmakta olan birçok hayvan (caretta caretta gibi) bu yerlerde yaşamlarını gittikçe zorlaşan koşullarda sürdürmeye çalışmaktadırlar. Bu yasa taslağı gerçekleştiği takdirde,bundan zarar görecek kesimlerin başında yat turizmi ve mavi yolculuk organizasyonu yapan turizmciler gelecektir.Temiz ve eşsiz doğal güzellikleriyle dünyanın sayılı koylarına sahip ülkemiz bu alanda sahip olduğu potansiyel ve şöhretini kaybedecektir.Bilindiği gibi mavi yolculuk ve yat turizmi için ülkemize gelen turistler yüksek alım gücüne sahip olduklarından dünyada en çok tercih edilen turist profilini oluşturmaktadır. Bu güzelim koylarımızda izin verilecek yapılaşma ile bu sektör de tükenecektir. Geçtiğimiz aylarda yaşanan birçok olumsuz gelişme akabinde,hiçte iyi bir sezon beklentisi içinde olamayan turizm camiası bu yasa taslağı tartışması ile bir kez daha hayal kırıklığına uğramıştır.Bu konuda yaşanacak tartışma süreci bile, daha önceki “ Kırmızı çizgiler-Kırmızı noktalar” konusunda olduğu gibi maalesef telafisi çok zor bir bedele mal olacaktır.Üstelik turizm camiası “Kırmızı çizgiler-Kırmızı noktalar” önerisinin olumsuzluğunu hala bertaraf edebilmiş değildir. Bu konuda da ortaya çıkacak olumsuz gelişme ve tartışmaların turizmimize daha fazla zarar vermemesi için, yasa taslağının derhal geri çekilmesi, en aklı selim karar olacaktır.Diğer taraftan sunuş ve gerekçesi konusunda yapılan tartışmalara bakıldığında, bu taslak üzerinde yeterince inceleme ve araştırma yapılmadığı gözlemlenmektedir.Bu kadar önemli ve çok farklı boyutları olan bir meselenin bir oldu bitti ile halli mümkün değildir. Asla unutulmamalıdır ki,sahip olduğu önem nedeniyle,yüzlerce yıl doğal haliyle korunabilmiş çevresel ve ekolojik birçok dengeye sahip koy, kıyı ve denizlerimizin korunması,hükümetler tercihine bırakılmaksızın anayasamız tarafından teminat altına alınmıştır. Ali Nail Kılıç Yön. Kur. Bşk.
|
 |
|